Birkaç gün önce posta kutuma bir mesaj düştü.
Sayın İlsu,
Yukardaki blog adresi, Türkiye'nin vatandaşlarına uzun yıllardır reva gördüğü gizli ama bir o kadar da açık bir "hak ihlalini" ele alıyor.
Dünyadaki en pahalı pasaportları bize satan devleti, yetkilileri bu "hak ihlaline" son vermeye çağırıyor.
Dünyadaki en pahalı pasaportları bize satan devleti, yetkilileri bu "hak ihlaline" son vermeye çağırıyor.
Seyahat özgürlüğü, temel bir insan hakkı, Anayasal hakkımız! Ve bu hak, neredeyse asgari ücretin 2 katına ulaşan yüksek pasaport ücretleriyle de elimizden alınıyor. Dünyada "çipli pasaport" ücretleri ortalama 45-50 dolar düzeyinde.
Eminim pasaport ücretlerinden siz de etkilendiniz. Size gezi bloğunuzdan ulaştım, siz de bloğumuzu arkadaşlarınıza duyurup, üye olur, mücadelemize destek verir misiniz?
Sevgi ve Saygılarımla,
O. Suat Özçelebi
Bu mesajı okuduktan sonra "Sahi, kaç para yahu bizim pasaport harçları?" dedim kendi kendime. Cevap hakikaten dudak uçuklatıyor:
1 yıl: 180,15 TL.
2 yıl: 304,00 TL.
3 yıl: 434,80 TL.
5 yıl: 616,30 TL.
Cüzdan bedeli: 138,00 TL
Bu ücretlerle Türkiye tüm dünyada vatandaşına pasaportu -hem de açık ara- en pahalı satan ülke.
Asıl çarpıcı ve düşündürücü olan ise, seyahat özgürlüğü kavramına ve başlatılan mücadeleye verilen tepkilerde.
"Seyahat Özgürlüğü” bloğunu kurduktan sonra ummadığım kişilerden ilginç tepkiler aldım. Büyük çoğunluk olumlu bir yaklaşım gösterdi, ancak olumsuz geri dönüş yapanlar, kayıtsız kalanlar dışında, “tepki” gösterenler de oldu.
Tepki gösterenlerin söyledikleri, onların tabirleriyle şu başlıkları taşıyordu: “Bu tipik bir “Beyaz Türk” sorunu. Millet işe gidip gelirken otobüs ücretlerini düşünüyor. Yurt dışına gezi, eğlence için bunu kim umursar? Yurt dışına gidenin zaten parası vardır, ödesin. Bu soruna gelene kadar neler var. Kimin umurunda pasaport ücretleri Allah aşkına!”
Tepki gösterenlerin söyledikleri, onların tabirleriyle şu başlıkları taşıyordu: “Bu tipik bir “Beyaz Türk” sorunu. Millet işe gidip gelirken otobüs ücretlerini düşünüyor. Yurt dışına gezi, eğlence için bunu kim umursar? Yurt dışına gidenin zaten parası vardır, ödesin. Bu soruna gelene kadar neler var. Kimin umurunda pasaport ücretleri Allah aşkına!”
(...) Bu tepki, aslında hiç de azımsanmayacak bir kitlenin tepkisi. Çünkü “seyahat özgürlüğü”nün gezmek, eğlenmek, “vur patlasın çal oynasın”dan ibaret olduğunu düşünen kişilerin toplumun büyük bir kesimini oluşturduğunu düşünüyorum.
Anladım ki, temel haklar ve özgürlükler bilincinin eksikliğinin yanı sıra, insanlar kimi hakların bazı insanlar için olduğuna inanmış durumda. Daha da kötüsü “seyahat özgürlüğü” gibi hakları ulaşılamayacak düzeyde gördüğü için (maddi sebepler öncelikli olmak üzere) bu temel ve doğal haktan yararlanabilecek kişilerin de ciddi bir bedel ödemesine çok ses çıkarmak istemiyor. Hatta bu bedeli destekliyor. Belki bir kısmı, “ben yapamıyorsam kimse yapamasın, yapıyorsa da yüksek bedel ödesin!” demekten kendini alamıyor. Yani “BEN”…
Temek hak ve özgürlüklerin, herkes için vazgeçilmez olduğunu, herkese “bir gün” gerekli olabileceğini anlatmak zorundayız: Özellikle bu haklardan her hangi biri konusunda gösterilecek umursamazlığın, diğer tüm temel hakların kısıtlanabilmesi yolunda da bir kilometre taşına dönüşebileceği riskini de…
Anladım ki, temel haklar ve özgürlükler bilincinin eksikliğinin yanı sıra, insanlar kimi hakların bazı insanlar için olduğuna inanmış durumda. Daha da kötüsü “seyahat özgürlüğü” gibi hakları ulaşılamayacak düzeyde gördüğü için (maddi sebepler öncelikli olmak üzere) bu temel ve doğal haktan yararlanabilecek kişilerin de ciddi bir bedel ödemesine çok ses çıkarmak istemiyor. Hatta bu bedeli destekliyor. Belki bir kısmı, “ben yapamıyorsam kimse yapamasın, yapıyorsa da yüksek bedel ödesin!” demekten kendini alamıyor. Yani “BEN”…
Temek hak ve özgürlüklerin, herkes için vazgeçilmez olduğunu, herkese “bir gün” gerekli olabileceğini anlatmak zorundayız: Özellikle bu haklardan her hangi biri konusunda gösterilecek umursamazlığın, diğer tüm temel hakların kısıtlanabilmesi yolunda da bir kilometre taşına dönüşebileceği riskini de…
Şimdiye kadar üzerinde düşünmediğim bir konuda beni düşünmeye sevk ettiği için Suat Bey'e teşekkür borçluyum.
Kendisi durumu o kadar güzel ifade etmiş ki, yazısının altına kendi imzamı da atıyorum. Sizleri de http://seyahatozgurlugu.blogspot.com/ adresini ziyarete ve tepki vermeye davet ediyorum.



0 yorum:
Yorum Gönder