Geçen ay Kültür ve Turizm Bakanlığı global krizin turizme etkisi konusunda, dünyada ve Türkiye’de geçen yılı değerlendiren ve bu yıla dair beklentileri içeren bir rapor yayınladı. Çok mühim bir şahsiyet olduğumdan rapor benim de elime geçti, okudum :)
Turist sayısının ne kadar azalacağı ya da artacağı; gelirlerin ne kadar yükseleceği ya da düşeceği, turizmin deniz-kum-güneşe mi, şehre mi kayacağı gibi klasik konu başlıkları dışında asıl ilgimi çeken, bugünün trendlerini yaratan turist tipini okumak oldu. Bakanlıktaki bürokratlar araştırmış taraştırmış ve 2009 yılının turistinin kim olduğunu tanımlamışlar:
- Tatil kararı öncesi bilgi alma ve rezervasyon için interneti öncelikli kaynak olarak görüyor
- Düşük maliyetli havayolu şirketlerini tercih ediyor
- Kendi organizasyonunu yapıyor
- Daha sık ve kısa süreli tatile çıkıyor
- Tatil kararını daha geç veriyor
- Marka bilinci daha yüksek
- En iyi tercihi yapmak için çevresi ile sürekli etkileşim halinde bulunuyor
- Paket tatil turlarını tercih etmiyor, özel ilgisine yönelik tatil yapıyor
- Çevreye daha duyarlı
- Aktivitelere ve başka kültürlere merak duyuyor
Bürokrat amcaları tebrik ediyorum. "Evreka, evreka!" diye Ankara sokaklarında koşmaya başlayabilirler. Tarif ettikleri turist tipi, ki ben de dahilim bu gruba, yıllardır var, ama şimdi fark etmiş olmalarına da şükür.
Bu grup, Antalya’daki beş yıldızlı tatil köylerinde tatil yapmayalı, turlarla acentalarla selam sabahı keseli, biletini internetten üçotuz paraya almaya başlayalı on yıllar oldu yahu.
Şimdi asıl sorulması gereken şu: Kim olduğumuzu nihayet keşfeden sayın bakanlık yetkilileri, bu konu hakkında ne yapmayı düşünüyorlar acaba?
Haydi hayırlısı.
Mendoza
2 saat önce


0 yorum:
Yorum Gönder