'Coğrafya Dünyası'ndan bir başka Kapadokya!

Geçenlerde babama Şubat’ta gittiğim Kapadokya gezimden bahsediyordum. Kapadokya’nın 10 yıl içerisinde ne kadar değiştiğinden, Zelve’nin nasıl yıkıldığından, kiliselerdeki ikonaların nasıl tahrip olduğundan dem vururken “Geçen gün ben de Kapadokya hakkında bir yazı okudum, al sen de oku” diye elime bir dergi tutuşturdu. Geçen gün dediği, dikkat buyurun, 1950 senesi! Elime tutuşturduğu da meğer Türkiye’nin ilk gezi/seyahat/coğrafya dergisi: “Coğrafya Dünyası”.

Gazeteci Niyazi Ahmet Banoğlu tarafından 1950-51 yıllarında yalnızca birkaç sayı yayınlanmış bu “mecmua” şimdi meraklılarınca alınıp satılan bir koleksiyon malzemesi. İtibarını bugüne kadar sürdürmesinin temel nedeni herhalde müthiş zengin içeriği. Babamın bana verdiği üç sayıda Formoza Adası’ndan (bugünkü Tayvan) tutun Yezidiler’e, güneşteki patlamalardan Birmanyalı (bugünkü Myanmar) kadınlara, Bahaileri’den Rize Çayı’nın tarihçesine, Hindiçini’nden Etna Yanardağı’na kadar ne ararsanız var.


Bahsetmeden geçemeyeceğim, Coğrafya Dünyası’nın bir de kardeş dergisi varmış, Tarih Dünyası. Artık neden ihtiyaç duydularsa bir sayıda aşağıdaki ilanı yayınlamışlar.

Yok böyle bir güzellik, buyrun okuyun:

Mühim Bir İzah

Amerika, İngiltere ve Almanya’daki dünyanın en büyük müsteşrikleri Tarih Dünyası’nı dikkat ve alaka ile takip etmektedirler. Bu satırları okuyanların bunu birer reklam saymamalarını bilhassa rica ederiz. Çünkü Tarih Dünyası reklama ihtiyaç hisseden bir mecmua değildir ve onu çıkaranlar da uydurma bir reklam yapacak karakterde değildirler. Tarih Dünyası şimdiye kadar yüzden fazla bügüne kadar bilinmeyen mühim tarihi hadiseleri vesikalarıyla aydınlatmış yegane olgun bir mecmuadır. 44 büyük sayfa, ayrıca Resimli Osmanlı Tarihi, İslam Tarihi ilaveleriyle 15 günde bir çıkar, 50 kuruştur.

Neyse, lafı uzattım. Konuya dönüyorum. Kapadokya’nın tahrip olmamış bir zamanları da vardı. Tazecik keşfedildiği, keşfedilenlerin öneminin yeni anlaşıldığı zamanlar... Kuleler Vadisi dendiği zamanlar... Bundan sonrasını Coğrafya Dünyası’nın 15 Aralık 1950 tarihli 2. sayısından okuyalım:

“(...) Topuz Dağları’ndan ileri doğru bakılınca insan kendini başka bir alemde sanır. Geniş vadi 50.000 kadar olduğu söylenen, her boyda -şeker külahını andıran- kulelerle doludur. (...) Bütün bu vadiyi süsleyen binlerce kule ve yüksek kayaların dışlarına hiç insan eli sürülmemiş olmasına karşın içleri birer sanat, çalışma ve buluş yuvasıdır. Bu yüksek değerdeki işçilikleri içlerinde saklayanlardan ekserileri manastırlar, kiliseler, inzivalar, rahibehaneler ve küçük dua yerleridir. (...) Buraları gezerken insan bunların şapkasını yana eğmiş kimseler olduğu hissine kapılabilir. Sanat noktasından, oyma, inşaat ve bilhassa kilise, inziva, küçük mabet gibi yerlerin duvarlarını süsleyen ve bugüne kadar renk kudret ve güzelliklerini kayıp etmemiş olan resimler, hem bu insanların Hristiyanlığı ilk kabul edenlerden ve hem de eksantrik yaşayış usullerine rağmen kuvvetli bir medeniyete sahip olduklarını göstermektedir.”

Hala daha görmemiş olanlara sesleniyorum: Tez yola koyulun. Yoksa yakında ne şeker külahları kalacak, ne de şapkasını yana eğmiş kimseler...

Share this post!

Bookmark and Share

3 yorum:

Gürsel Sünbül dedi ki...

daha önceden bir kaç defa ziyaret etmeme rağmen hala tadı damağımda kalmış bir yerdir Kapadokya... Bu sene de direkten döndü ama en kısa zamanda bir yolunu bulup gitmeliyim sanırım, yazınız tekrardan bir heyecan verdi:) Coğrafya Dergisi paylaşımı için ise teşekkürler..

Erkanca dedi ki...

Kapadokya' ya gitmediğim halde beni oraya götürebildiğiniz için teşekkürler.

Adsız dedi ki...

Istanbul'dan Kapadokya'ya Kitabi E Yayinlarindan cikti..

Kitapta yer alan yazarlar:
RUYA AKKAR / UGUR ASGEL / HALE ATES ASGEL / CAN BIRICIK
HALIT BOZABALI / EGEMEN DEMIRCIOGLU / BURHAN DURSUN / AHMET FAIK OZBILGE
SAADET OZEN / GOKALP OZTURK / EMEL SIKLAROGLU / TURGAY TUNA
OZAN TUNCER / OKTAY ULUS / TIMUR ULUTIN / MURAT YANKI

(Önsözden)... Bu kitabı, yıllarını otobüslerde, uçaklarda, otellerde, genellikle evlerinden uzaklarda bir yerlerde geçirmiş olan “rehberler” yazdı. İsimsiz, ünvansız, rütbesiz, sayesinde çok güzel bir tur geçirilse bile bir ay sonra unutulacakları ndan belki de cisimsiz rehberler...
Kitapta, İstanbul ve Kapadokya’yı senelerdir büyük bir özveri ve sevgiyle turistlerine gezdiren yüzlerce rehberden 16’sını, kendi tarz ve bakış açılarıyla, bu iki bölgedeki önemli yerleri sizlere anlatırlarken bulacaksınız. Hepsi de birbirinden değerli, bilgi ve insanlıklarıyla kendilerini kanıtlamış, mesleklerinin erbabı olan bu rehberleri yazarlık yönleriyle tanıyacaksınız. Kitabı sadece okumaktan ziyade, biraz da dinlemeniz daha büyük bir zevk almanızı sağlayacaktır. Yazıdan yazıya anlatımlar anlatanın karakteriyle ilintili olarak değişkenlik gösterebilir, ama hepsi de, rehberlik mesleğinin en önemli unsurlarından biri olan konuşmacılık (ya da hatiplik diyelim) özelliklerini yazıya dökerken kendinizi sanki gezmedeymiş gibi hissetmenizi istediler. İşte bu nedenledir ki, İstanbul’la Kapadokya arasında hoş bir köprü kuran bu kitabı okurken dinlemeyi de ihmal etmemek lazım..
Ahmet Faik Ozbilge
İcindekiler :
Önsöz – Ahmet Faik Özbilge
İstanbul’un Kısa Tarihi – Ahmet Faik Özbilge
Topkapı Sarayı ve Haremi – Ozan Tuncer
Ayasofya Müzesi– Murat Yankı
Yerebatan Sarayı – Uğur Aşgel
Sultanahmet Camii– Hale Ateş Aşgel
Hipodrom’daki Alman Çeşmesi – Turgay Tuna
Çemberlitaş – Ahmet Faik Özbilge
Çarşılar Hanlar – Saadet Özen
Süleymaniye – Halit Bozabalı
Haliç’in Kadim Semtleri : Fener Balat – Ahmet Faik Özbilge
Kariye Müzesi Mozaikleri – Oktay Ulus
Surlar - Can Biricik
Pierre Loti’nin İzinde – Ahmet Faik Özbilge
Babam ve Köprüler – Ahmet Faik Özbilge
Pera – Saadet Özen
Galata Kulesi’nden Bakarken – Ahmet Faik Özbilge
Boğaziçi – Burhan Dursun
Üsküdar’ı Gezerseniz – Egemen Demircioğlu
İstanbul Mutfağından – Ahmet Faik Özbilge
Ankara – Emel Şıklaroğlu
Anadolu Medeniyetleri Müzesi : Çatalhöyük – Egemen Demircioğlu
Tuz Gölü – Ahmet Faik Özbilge
Kervansaraylar – Rüya Akkar
Kapadokya’ya Genel Bakış – Gökalp Öztürk
Peribacaları Diyarında Treeking – Turgay Tuna
Göreme Açıkhava Müzesi – Murat Yankı
Yeraltı Şehirleri – Ahmet Faik Özbilge
Kapadokya’da Şarapçılık – Murat Yankı
Zelve’de Kaybolan Rehber – Ahmet Faik Özbilge
Soğanlı’nın Bebekleri - Turgay Tuna
Ihlara Vadisi – Timur Ulutin
Kuzu Geceleri – Halit Bozabalı
Kapadokya Mutfağı – Murat Yankı
Kapadokya Semalarında Balon Keyfi – Turgay Tuna
Kaynaklar