Yakın, ama yine de uzak. Aramızda biraz deniz ve kocaman bir Schengen vizesi var. Biz öyle her istediğimizde elimizi kolumuzu sallayarak gidemesek de,
Meis’in topu topu 400 kişi olan yerleşik nüfusu her Cuma domates, biber, patlıcan almaya Kaş’a iniyor. Çünkü Meis’te biraz üzüm, biraz da zeytin yetiştiriliyor sadece. Su bile Rodos’tan geliyor. Rodos’tan gelen gemi ara sıra arıza yapınca beş, on gün susuz kalıyorlarmış. Hayır, 400 kişi dediğin nedir, çok sıkışırlarsa gelip Kaş ahalisinin evinde yıkansınlar, n’olacak?Kaş’tan -gitmek isteyen olduğu müddetçe- her gün Meis’e tur var. Tur dediğim, yarım saat önce pasaportlarınızı teslim ettiğiniz tekne kaptanının gümrüktü, yurtdışı çıkış harcıydı gibi formalitelerle uğraşması, sizin bu arada çayınızı, kahvenizi içerek sakin sakin beklemeniz, sonra da yaklaşık yarım saatte adaya geçmenizden ibaret. Bunun için de 40 YTL + 15 YTL ücret ödüyorsunuz. Adadaki zamanınızı nasıl değerlendireceğiniz ise size kalmış. Tekneler ya sabah onda kalkıp öğleden sonra üç gibi dönüyor, ya da akşam beşte kalkıp gece onbir gibi... Tabii ki en mantıklısı yaz sıcağında adaya akşamüstü gitmek. Maalesef ben, tansiyon hastalarının pencereden bakmasının bile hayati tehlike arzedeceği kadar sıcak bir günde, öğle güneşi altında Meis’i gezme şansına nail oldum!
Ama Meis’te güneş altında kavrulmanın da hoş bir tarafı var
Meis’in diğer bir adı Kastelorizo. İtalyanca’dan arak. Castel Rosso’dan devşirme. Rodos Şövalyeleri’nden kalma, şimdi yıkık dökük durumdaki kalenin durduğu kayalar kırmızı toprakmış meğer. Oradan Kırmızı Kale ismi türemiş. Bir diğer iddia ise, kırmızı rengin toprakla falan ilgisi olmadığı, Rodos Şövalyeleri’nin kollarındaki armaların rengi olduğu. Neyse ki Yunanlılar savaşlardan, şövalyelerden kalma Kastelorizo yerine, espri anlayışı gelişmiş ironik dedelerden kalma Megisti adını kullanmayı tercih ediyorlar...
Tekneniz yoksa ve Kaş dışında bir yerden Meis’e ulaşmaya çalışacaksanız, tek alternatifiniz Rodos’tan uçağa binmek. Evet, doğru duydunuz. Ada küçük müçük, ama havaalanı var. Bizim yetkililere örnek olsun!
Monopoly evleri gibi yanyana dizilmiş, renkli renkli boyanmış, iki katlı binaların görüntüsü çok şirin. Bir sıra arkaya geçince ise hummalı bir inşaat faaliyetinin içinde buluyorsunuz kendinizi. Eski ve harap binalar hızla restore ediliyor. Hızla dediysem, Yunan hızıyla, yani siestadan arta kalan zamanlarda :) İlginç olan, restore de edilse binaların yarıdan fazlası boş. Kapılarına asma kilitler asılmış, etrafta da in cin top oynuyor. Geçen yüzyılda 15.000’lere varan nüfusun yarısı, 1923’ten sonra Anadolu Rumları’nın bu topraklardan sürülmesi yüzünden anavatanlarına dönmüş, diğer yarısı da ne alakaysa taa Avustralya’ya göçmüş. Yıllar içinde kala kala Kaş’a pazara giden 400 kişi kalmış geriye. Bu yüzden 730 binadan 675’i boş.
Bu binaları satın alıp restore ettirenlerden bir kısmı, yelkenlilerini bağlayıp yayılmak için kendilerine yazlık ev arayan İtalyanlar. İtalyanlar’ın adayla bağı eski, ama resmi ilişkisi aslında I. Dünya Savaşı’ndan II. Dünya Savaşı’na kadar. Sevr Anlaşması ile Fransızlar’dan alıp Paris Anlaşması ile Yunanlılar’a vermişler. Hani “geçiyorduk uğradık” durumu. Ama hikayeleri kalıcı olmuş. Yüzbaşı Corelli’nin Mandolini romanından Oscar’lı Meditarreneo filmine kadar... Bu eserler sayesinde bütün dünya tanımış Meis’i.
E siz niye eksik kalasınız?


2 yorum:
Fotoğraflamalarınız ve yazılarınız çok güzel.. Reader'ımın vazgeçilmezlerindensiniz..Gezmek, görmek, yaşamak gibisi var mı? Bayram'da bizde Kaş'taydık, meis e geçmek istedik fakat shengene takıldık..bu uygulama biraz sıkıcı, günübirlik geçice müsade etseler gayet güzel olurdu..Artık bir dahaki sefere..Elinize, kaleminize sağlık..
Nacizane sitenizle ilgilide birşey söylemek isterim..Başlığınızı en önce ingilizce karakterler yazip kaydedip sonra değiştirirseniz google sizin yazınızı daha kolay bulur.. şu anda böyle "en-byk-meis.html" gözükmekte, diğer türlü böyle "en-buyuk-meis.html" olacaktır.
Saygılar, sevgiler..
Meis denince aklima hep su cumle gelir: Italiani Turchi, Una faccia, una razza... Ya da su bizim esek Silvana.
Yola devam... Iyi dilekler!
www.alimrachel.blogspot.com
Yorum Gönder